5 Ekim 2015 Pazartesi

Yemin bozduran bileklik





Eylül ayı çok yoğun geçti, hem İstanbul'da hem Ordu'da düğün, tatil derken Ekim ayı gelmiş bile.
Düğün denen şey alışverişin ve harcamanın tavana vurmasıymış meğer. Eskiden bir kına gecesi , bir de düğün vardı; şimdi bekarlığa veda, manzarada fotoğraf çekimi, mekan süslemesi, masa düzeni derken  bambaşka bir boyut kazanmış evlenmek. Neyse ki bizim çift böyle şeylere pek meraklı olmadığından tüketim çılgınlığı yaşanmadan düğünü atlattık. Ben de daha önce karar verdiğim gibi arkadaşlarımdan ödünç aldığım elbiselerle katıldım düğünlere, çok da güzel oldu.

Düğünden sonra da on günlük bir gezi için İran'a gittim. İnsan hazır İran'a gitmişken kocaman  ve envai çeşit ürünlerle dolu kapalı çarşıları görünce birşeyler satın almak istiyor. Sahip olmaktan çok orada alışveriş yapmanın zevki var sanırım.  Kız kardeşim kendisine birşeyler almam için bana bir miktar para verdi, onun için alışveriş yaparken bu zevki yaşayıp alışveriş hevesimi yatıştırdım. Hediye olarak da hurma, baharat gibi şeyler aldım.

Kendine hiç mi birşey almadın derseniz, itiraf edeyim ki aldım. Birincisi Şiraz'da hava çok sıcaktı ve Persepolis'e gidecektik, sıcaktan bayılmamak için başıma örtecek ince beyaz bir başörtüsü almak zorunda kaldım. İkincisi de üzülerek söylüyorum keyfi birşey;  kardeşime alırken bir tane de kendime bileklik aldım, İran'dan bana bir hatıra kalsın istedim sanırım. Çok ucuza almam birşey değiştirmiyor ve hiç de ihtiyaç değil ama vicdan azabı da duymadım alınca. Bu 10 aydır keyfi olarak aldığım tek şey olduğu için hakkını vererek hergün takıyorum, başlıkta yemin bozduran dedim ama hiç bozmamışım gibi devam ediyorum.

Böylece 10 ayı bitirmiş oldum. Bu on ay boyunca alışveriş yapmaya devam etseydim muhtemelen İran'a ve bu süreçte gittiğim diğer seyahatlere gidememiş olacaktım, yani eşyaya değil yaşama yatırım yaptım diyebilirz.

9 yorum:

  1. Selmacim,

    ne güzel yazmissin....
    Sanki blogunu baska dillere çevirsek! ne güzel olur!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. esenciğim olur da kim yapacak o işi, yazmak bile bazen çok zor oluyor :)

      Sil
    2. hala yapacak birini bulamadıysanız ben yaparım! hem de gönüllü yaparım :) e-posta yoluyla ulaşalım, ben gönderilerinizin İngilizcesini yazıp size göndereyim, siz de bir de İngilizce blog açın bence :)

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Konsept harika, takipte olacağım.

    YanıtlaSil
  4. Merhaba, sizin kadar disiplinli olamasam da "almamak" benim de dikkat ettigim bir konu.merak ettim bir sene boyunca hic kitap ve cd almadiniz mi, yoksa bunlar sizin icin ihtiyacsa sayilmaz mi :)

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. 1ocak 2016-2017 ben de mi baslasam :) zaten hic alisveris yapmiyorum,maksat boyle de cok mutlu olunabilecegini gostermek. Kutluyorum bu davranisinizi.. ayrica bileklik bu kadar ayın odulu olsun :)

    YanıtlaSil
  7. teşekkürler..

    http://www.dizinekle.blogspot.com.tr/
    http://www.sanaldunya.org/

    YanıtlaSil