7 Mart 2015 Cumartesi

Kısa bir gaz yazısı


İnsanoğlunun kurabileceği en yanlış sistemde yaşadığımızı düşünüyorum. Hiç birşey insan ihtiyacına göre değil. Mesela insanların çalıştıkları meslekleri düşünüyorum, ömürlerini geçirdikleri işleri, gerçeklikle hiçbir bağı olmayan işler. Bir yaşamımız var ve onu böyle geçirmemeliyiz diyorum sürekli kendime ama bu düzenin içinden çıkmak ne kadar da zor. Bir işin, başının üstünde bir çatı, bir ailen olmayınca güvende olmayacağını düşünüyorsun. Bir yaşa geliyorsun henüz bir birikimin yok, bir evin araban olmamış, evlenmemişsin; birçok insan için korkunç bir hayat. Eğer bunlara inanmıyorsan yapayalnız hissediyorsun kendini, tercihlerini sorgulamaya itiyor seni herkes.

Neden almadığımı anlamayan bir sürü insanla karşılaşıyorum, anlatıyorum karşımdakinin bakışları boş. Şahit oluyorum biri vejetaryen olduğunu söylediğinde “neden”, ya da “et ye yaa, iyidir” , işten ayrılacağım “nasıl para kazanacaksın”, elimdeki parayla gezmek istiyorsun” paranı biriktir lazım olur”, ekolojik yaşamak istiyorsun, kınayan bakışlar. Acaba insanlar kendileri bir şeylere cesaret edemeyince başkasının yapmasını da mı istemiyor, beraber batalım mı istiyorlar, bu bir savunma mekanizması mı? Bunları yazıyorum diye sanılmasın ki ben de çok alternatif bir hayat yaşıyorum ama yapılanları izliyorum, yapanları takdir ediyorum ve elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

Sözü getireceğim asıl nokta şuydu; yukarıda bahsettiğim insanların yanı sıra “almadım” a başladıktan sonra tanıdığım tanımadığım birçok insandan destek de buldum. Hiç ummadığım kişiler kendilerinin de almayı azalttıklarını söylediler, bir sürü destek maili aldım ve aslında eğer birazcık olanı biteni sorguluyorsak aklın yolunu bir olduğunu, yalnız olmadığımızı gördüm. Yapmamız gereken neye inanıyorsak orada direnmek ve kendimizi anlatmaya çalışmak. Dünyayı direnen insanlar kurtarıyor.

9 yorum:

  1. Geçenlerde İstanbul'da ciddi yerlere girip çıkmam gerekti, bir sırt çantasıyla gitmiştim. Kendimi Mango ve H&M'de dolanırken buldum, "Temiz bir gömlek alayım bari" falan diye. Bir saat dolandım ve hiçbir şey almadan çıktım. Biliyorum çok gerizekalı geliyor kulağa ama benim küçük hayatım için önemli. Senden ilham aldığım için gelip buraya yazayım istedim.
    İki aydır iyi gidiyorum; deodorantın mesela, bir alternatifini buldum, ona da sevindim. Hala eşya ayıklıyorum, hala elden çıkarmam gereken yığınlar var. Yeni hiçbir şey almadım.
    Vejetaryenliğimi de mümkün olduğunca açıklamamaya çalışıyorum, "Ben salata yiyeyim. Ben peynirli bir şey yiyeyim." diye geçiştiriyorum. Yıldım çünkü elalemin akıl vermelerinden, şakalarından falan. Bir sofraya oturunca başkalarına dert oluyor benim et yemiyor oluşum, halbuki her sofrada illa ki yiyecek bir şey buluyorum. Nadiren birileri gerçekten merak edip soruyor, anca o zaman insan gibi konuşabiliyoruz et yememek hakkında.
    Neyse, böyle işte :) Kendime paye çıkardığım için değil, hiç oralara gelemedim henüz, ama gerçekten dünyayı direnen insanlar kurtarıyor. Ankara'dan çok selam!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de o gerizekalı anlardan o kadar yaşıyorum ki, o kadarcık şey dünyanın derdi olarak çöküyor üstüme. Keşke yaptığım herşeyde samimi olabilsem ve gerçekten direnebilsem. Belki birbirimizden haberdar olarak çoğalıp direnecek gücü buluruz. Sevgiler

      Sil
  2. Kısa bir gaz yazısı, ve altında direniş yazan resmi görünce farklı algıladım. Sanki orada gaz kapsülü vardı ve bir altına stensille direniş yazmış gibi. Oysa betonda biten çiçeklermiş direnen.
    Hayatın en güzel yanlarından biri, tek başına biraz da korka korka çıktığın bir yolda bir süre sonra yoldaş bulmak. Yani sanıyorsun bu yolda hep tek olacaksın, soyutlanmayı göze almışsın için titreyerek, bir bakıyosun, farklı yerden senle aynı zamanda/önce/sonra senin gibi insanlar da yola çıkmış. Daha büyük mutluluk var mı? Kendin olma cesareti. Arkasından kendinle barışık olmayı getiriyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yoldaşlık için teşekkürler

      Sil
  3. Kendimiz olmamıza niye birileri izin vermemekle meşgul anlayamıyorum...ay yazdığımı çok sevdim :) not edeyim bi kenara..
    sizi okuyorum ve takdir ediyorum.. ben 1 milyoncu gibi dükkanlarda bir nevi terapi yapıyorum sanki..ile 2-3 liraya bişiler alıyorum gördüğüm zaman öyle dükkan..ama kendime değil genelde çocuklara arkadaşlara falan..tokaydı aynaydı etiketti... harcaa konusunda bunlar damlaya damlaya göl oluyor.. bir de takıntılarım var görsel olarak..yani harcama konusunda çok yol katetmem lazım.. fakat verme konusunda çok iyiyim. neredeyse her ay en az 2-3 kez etrafı tararım..mutfakdı giysilerdi çocuğun kitabı oyuncağıydı mutlaka ya frrecycle da ya çevremdekilere falan bişileri çıkarırım elden,evden..bu beni müthiş mutlu ediyor...
    neyse çok uzattım...
    saygı ve hoşgörü dilerim artar toplumda,dünyada...

    YanıtlaSil
  4. Bir milyoncu benim de alışverişi en sevdiğim yerlerdendi, bir de tahtakale, şarkhan oralar. O nedenle ev muhtelif çin malı ilginç eşyayala doldu :) sevgiler

    YanıtlaSil
  5. Eğer bir işletme kredisi için arıyorsunuz? bireysel kredi, ev kredisi, araba kredisi, öğrenci kredi, borç konsolidasyonu kredileri, teminatsız krediler, risk sermayesi, vs .. herhangi bir neden veya bir banka veya finansal kuruluş tarafından kredi reddedildi. Ben işletmeler ve bireyler için% 3 faizli kredilerin düşük ve uygun faiz oranı, bir james parker, ben özel bir kredi duyuyorum. ilgi olurdu? Bize bugün ve bugün sizin kredi almak: happyloanlink@outlook.com

    YanıtlaSil
  6. 1 ay kadar önce Kanada'ya taşındım. Kararımı anlattığım bir çok kişi desteklerken, hiç bunca senelik düzen bozulur mucular, bu yaştan sonra işsiz ne yapıcancılar da büyük çoğunluktaydı. Dediğiniz gibi insanlar kendi cesaret edemediği şeyleri başkasının da yapmasını istemiyor nedense.

    YanıtlaSil
  7. 1 ay kadar önce Kanada'ya taşındım. Kararımı anlattığım bir çok kişi desteklerken, hiç bunca senelik düzen bozulur mucular, bu yaştan sonra işsiz ne yapıcancılar da büyük çoğunluktaydı. Dediğiniz gibi insanlar kendi cesaret edemediği şeyleri başkasının da yapmasını istemiyor nedense.

    YanıtlaSil