Bugün facebook'da Fikir Sahibi Damaklar'ın sayfasında okuduğum bir yazıyı kopyalıyorum buraya, Şemsiye diyip geçmeyelim.
Tayfun Özkaya'nın kaleminden: Şemsiye tamiri ve tüketim toplumu
Şemsiye
tamiri ile ekoloji ve sömürü arasında ilgi var mı sizce? Bence var.
Artık şemsiye tamir ettirenler azaldı. Tamir ücreti 5–6 TL. Hâlbuki 5
TL’ye Çin malı şemsiye var. Tabii bunlar en fazla bir iki yağmur
dayanabiliyor. Biraz daha iyileri de fazla dayanmıyor. Öte yandan
kaliteli bir şemsiye tamirlerle 30 yıl bile dayanıyor. Bazıları yılda
birkaç şemsiye almayı daha kârlı buluyor.
Bu iki davranış
ne gibi sonuçlar doğuruyor. Kaliteli bir şemsiyeyi 10 yıl kullanan bir
kişiye karşılık diğerleri bu süre içinde on, bazen yirmi şemsiye
kullanıyor. Çoğu Çin’de üretilen bu şemsiyeler nasıl bu kadar ucuz
olabiliyor? Bunun nedeni iki konuda sömürüye yol açması.
Birincisi
çevreyi sömürme. Bu ürünler için çelik vb. maddeler ve enerji
üretilirken ve kullanılırken çevreye hiç dikkat edilmiyor. Bu
kullan at sistemi
nedeniyle en az on misli malzeme ve enerji kullanmak gerekiyor. Bu da
küresel ısınmayı arttırıyor. İkinci sömürü alanı ise emek. Çalışan
işçilere çok düşük ücret ödeniyor.
Diğer yandan bu
şemsiyelerin taşınması için de daha fazla yakıt kullanılıyor. Şemsiye
tamir ettirmediğinizde bu konunun ustaları küçük dükkânlarını
kapatıyorlar. Bunların gelir kaybı da önemli. Ülke olarak şemsiyeler
için yurt dışına ödediğimiz döviz de artıyor.
Aslında
bu kullan at sistemini destekleyen başka gelişmeler de var. Sitelerde
dikkat ederseniz sadece büyük alış veriş merkezleri oluyor ve küçük
dükkânların bu sitelerde oluşması daha tasarım aşamasında engelleniyor.
Şemsiye tamircileri bu merkezlerde dükkân kiralayamayacağına göre
tamirci bulmak zorlaşıyor.
Aslında kaliteli bir şemsiye
alıp epeyce bir süre kullanmak -sık sık şemsiye kaybetmiyorsanız- daha
ekonomik. Dahası kalitesiz şemsiyelerle yağmurda ıslanmak riski de hayli
fazla.
Tüketim toplumu sürekli, insanlardan daha
fazla tüketim yapmalarını istiyor. Bu planlanmış bir şey. 2. Dünya
Savaşından sonra ABD Başkanı Eisenhower’in bir danışmanı “tüketim
maddelerinin artan bir hızla tüketilmesi, yenilerinin alınması ve çöpe
atılmasına ihtiyacımız vardır” demiş. Bu amaçla reklamlarla insanlarda
satın alma istekleri teşvik ediliyor. ABD’de her hangi bir insan günde
3000 reklam mesajı alıyormuş. Tüketimi sağlama almak için planlamış bir
şekilde ürünlerin çabuk eskiyecek veya değiştirilecek şekilde
üretilmeleri gerektiği de ileri sürülmüş. Brooks Stevens adlı bir
endüstri tasarımcısı
planlanmış işe yaramamadiyebileceğimiz
bu kavramı “tüketicide daha yeni ve daha iyi bir şeyi, gerektiğinden
daha önce satın alma arzusu yaratmaktır” şeklinde tanımlamış. (Vance
Packart, The Waste Makers, 1960)
Dikkat
ederseniz dayanıklı tüketim malları artık çok çabuk eskiyor. Sık sık
şemsiye değiştirenler kaliteli bir şemsiyeyi yıllarca kullanana göre
daha fazla çöpe katkıda bulunduğu açıktır. Hatta bunlar şemsiyeyi
bozulduğu noktada hemen sokağa fırlatıyorlar.
Bireysel
olarak yapacaklarımız var bence. Kaliteli bir şemsiye alalım ve
tamircilerin dükkânlarını öğrenelim. Türk standartlar Enstitüsünün
şemsiyelerde kalite açısından bir temel çizgi çekmesi de yerinde olur,
ama yapacaklarını sanmam. Bunların köklü bir şekilde gerçekleşmesi için
doğa ve çalışanı sömürmeye son veren bir sistemin uygulanması gerektiği
açık. Şemsiye deyip geçmeyin, orada bütün sorunları buluyoruz.
Tayfun Özkaya
29.12.2012
Ege Üniversitesi
Ziraat Fakültesi
Tarım Ekonomisi Bölümü