1 Aralık 2015 Salı

Hesap günü





Sanıyordum ki bir yıl bitince birçok şeyi eskitmiş olurum ama çok az şeyi elden çıkaracak kadar eskittim; bir iki çorap, bir çanta, bir kemer, bir sandalet.  Bitirdiklerim, bir buçuk kutu şampuan, yaklaşık 4 sabun, bir kutu duş jeli, bir buçuk tüp diş macunu. Bunlar zaten başladığımda elimde olanlardı, bazıları da doğumgünü hediyesi olarak gelmişti. Saçlarımı daha uzun aralıklarla yıkadım, diş macununu leblebi tanesi kadar sıktım.  3 kutu ekolojik çamaşır deterjanı, bir kutu da ekolojik bulaşık makinesi deterjanı aldım, yumuşatıcı yerine sirke kullandım. Ev temizlik malzemesi almadım; evde biraz vardı ve bir kere de ev arkadaşım aldı. Eskiden yarım yarım kalmış olan kremler, parfümler ve makyaj malzemeleri tükendi. Pet, tuvalet kağıdı, ilaç aldım. Yiyecek, içecek ve çok az da resim malzemesi ( işim bu olduğu için)  aldım. Bir telefon şarjı, bir cilt ürünü ( cilt uzmanı aldırdı), bir bileklik, bir sabun ( dalgınlıktan alındı) ve bir de beyaz şal ( iran sıcağıyla mücadele için) satın aldım. İşte bir yılın dökümü.

29 Kasım 2015 Pazar

Ya sonra?





Yarın alışveriş yapmadan geçirdiğim bir yılın son günü, bundan sonra alışverişle aramda nasıl bir ilişki olacak henüz bilmiyorum.

Bir yıl önce bu kararı vermemin nedenlerini düşünüyorum; yeni yılın yaklaşmasıyla ve indirimlerle birlikte artan alışveriş çılgınlığı, reklamların ihtiyacın olmayanı sana aldırmak için yarattığı sahte dünyalar, her yerin reklam olması, bir tane daha yapılmasın diye direndiğimiz ama içinden çıkmadığımız alışveriş merkezleri, onların içindeki sinemalarda gösterilen filmlerin öncesindeki reklamlar, o reklamlardaki toplu konutlar ve onların içini döşemek için daha çok eşya gerekmesi, etrafta çok fazla mal olması, bunların nereden geldiğini nereye gideceğini düşünmek,  bütün bu eşyalar dünyasının devamı için tüketmemizin gerekliliği tüketirken de dünyayı tükettiğimizin farkındalığı, bu saçma sistemin psikolojimizle oynadığı oyunlar, yaşadıklarımızla değil sahip olduklarımızla doyuracağımızı sandığımız  tatminler.

Bütün bunları dengelemek, hafiflemek, mide bulantısını durdurmak için bu oyunun piyonlarından biri olan benim oyuna ara vermem gerekiyordu. O zaman sadece bir yıl ara vermekti niyetim ama sanırım artık oyuna bir daha dönmek istemiyorum,  o nedenle bundan sonraki hayatımı hiç birşey almadan değil ama sadece çok ihtiyacım olan şeyleri alarak geçirmeyi düşünüyorum. Bunun için henüz bir planım yok bakalım zamanla nasıl şekillenecek?



9 Kasım 2015 Pazartesi

Paylaşım ekonomisi ve seyahat

Var olan paramı mala mülke eşyaya vermeyi bıraktığımdan beri yaşamaya ve gezmeye daha çok imkan buluyorum. O nedenle geçtiğimiz bir yıl içinde daha çok seyahat eder oldum. Size son seyahatimde faydalandığım iki paylaşım paltformundan bahsedeceğim.

Birincisi Airbnb; evinizin odasını , bir kanpenizi ya da tüm evinizi günlük kiralayacağınız bir site. Ben daha önceki evimde bir odamı bu site vasıtasıyla kiralıyordum, kiralayan ve kiracının her türlü bilgisi olduğu için ve daha önce kalanlar deneyimlerini paylaştıkları için nispeten güvenilir bir yer. Ben bu siteyi bir arkadaşıma önerdiğim ve arkadaşım da bu öneri sonucu odasını kiraladığı için bana 200 dolarlık kupon vermişti  airbnb, bu kuponlarla Sienada iki kişi 3 gece 20 euroya kalabildik. Bolognada is bir öğrenci evinin salonunda 17 euroya kaldım. Hem kaldığım ev sahipleri kazandı, hem ben kazandım, kaybeden is oteller oldu :)





İkincisi ise Blablacar. Bu da araç paylaşım sitesi İtalyada çok yaygın kullanılıyor, bir Bologna'dan Siena'ya 11 euroya gittik, 8 euroya döndük, tren fiyatı 27 euroydu. Zaten o yolculuğu yapacak olan araç sahipleri araçlarına yolcu  alıyorlar, böylece koca arabanın içinde bir kişi tekbaşına gitmemiş oluyor. Blablacar ülkemizde de var, sürücülerin profillerinde haklarında her türlü bilgi oluyor, birden fazla kişi yolculuk edecekseniz güvenli olabilir.

Bunun haricinde hiç kullanma fırsatım olmayan couchsurfing var, burda hiç para geçmiyor sadece konuk oluyor ve misafir kabul ediyorsunuz.

Görünen o ki seyahat etmenin  ucuz yolları da var tabi ki rahat bir insansanız ve güvende hissediyorsanız. Neden uygun olduğunuzda evinizi aracınızı paylaşmayasınız?


22 Ekim 2015 Perşembe

Türkan Hanım'ın almama deneyimi

Alışverişi kesip bu blogu ve facebook sayfasını yaptıktan sonra bundan etkilenip alışveriş yapmayı bırakan insanlardan mesajlar aldım. Geçenler de bir arkadaşım da bu insanların almama serüvenlerini de paylaşmamı önermişti. Türkan Hanım'ın deneyimini paylaşması da denk geldi, paylaşmak isteyen diğer arkadaşlardan da mesaj bekliyorum. Fark yaratması ve ilham olması dileğiyle,

"Merhaba ben Türkan Almadım a başlayalı 39 gün oldu. Evet aslında çok kısa bir süre fakat mevsim geçişlerinde ihtiyaçlar artıyormuş bunu anladım. Şimdiye kadar birkaç konuda zorlandım bunlardan biri kapalı kışlık bir ayakkabıya ihtiyacım var fakat ALMAYACAĞIM .Botlarım var nasıl olsa birkaç hafta sonra onları kullanmayı düşünüyorum. Ikinci konu ise telefonuma kılıf almam gerekiyor fakat onu da erteleyebilirim. Almadım a başladıktan sonra hayatımda neler değişti öncelikle onlardan bahsetmek istiyorum; ilk olarak yaptığım şey daha az vasıta kullanmak oldu artık çok uzun mesafeler dışında vasıtaya binmiyorum yürüyorum ve bu bana çok iyi geldi tavsiye ederim.İkincisi ki bu çok önemli bence ikinci el ve takasla tanıştım şuanda kıyafetlerimin bir kısmını sattım bir kısmını da talepte bulunanlara gönderdim. Şimdilik paylaşacaklarım bunlarla sınırlı beni minimalist yaşamla tanıştıran blog sahibemize teşekkür ederim hoşcakalın"

20 Ekim 2015 Salı

1 yıl biterken planlar



Bir yılın bitmesine yaklaşık bir buçuk ay kala 1 Aralık'tan itibaren sonra ne yapacağımın, ne alıp ne almayacağımın yani bundan sonra nasıl bir tüketici olacağımın planlarını yapmaya başladım. Şu anda birşeye ihtiyacım olsa dahi başka alternatiflerle çözümler bulabiliyorsam o şeyi almıyorum. Herşeyin de bir yolu bulunuyor illa ki ama bu süreç bitince ihtiyacım olan şeyleri satın almayı düşünüyorum. Satın alırken yerllik, doğallık, kalite gibi dikkat edeceğim kriterler olacak tabi ki.

İhtiyaç dediğin şey de çok göreceli birşey malum, o nedenle bir kısıtlama getirmem lazım sanırım ama o kısıtlamayı nasıl yapıcam henüz bilmiyorum. Belki her ay bir ürün alırım ya da fiyat kotası koyarım henüz karar vermedim. Şimdilik ihtiyaç duyduğum şeyler şöyle: Tırnak makası, pamuk, vileda, yazlık terlik, kışlık çanta, antialerjik siyah göz kalemi, organik saç boyası.

Bu ayrıntılar bir kenara asıl yapmak istediğim daha sade, ekolojik ve az tüketerek yaşamak. Eşyalarımı azaltmak 2. yılın hedeflerinden biri olacak ve bir de daha tasarruflu olmayı ekleyebilirim; daha az taksiye binmek, yemekleri evde yemek gibi.





6 Ekim 2015 Salı

Para harcamak yerine yapabileceğimiz 35 şey




Böyle bir listeyle karşılaştım, bazıları anlamsız geldi, bazıları ufuk açtı. Kısa kısa Türkçeleri altta, orjinali burada

1- çiçek dikmek
2-youtube'dan karaoke yapmak
3- arkadaşlarla fil- dizi maratonu yapmak
4-evdeki eşyaların yerini değiştirmek
5-bir yıl boyunca her gün için bir foto çekmek
6- Kediler gibi sıcak bir köşe bulup şekerleme yapmak
7-bedava olan günlerde müzelere gitmek ( şu an bienal bedava)
8-arabanızı evde yıkamak
9- kanser hastalarına saçınızı bağışlamak
10-vitrin gezip, o parayı o kıyafete verir miydiniz diye düşünmek, günün sonunda da vermediniz diye mutlu olmak
11-bir oturuşta bir kitap bitirmek
12- podcast indirip  dinlemek
13-evdeki fazlalıklardan kurtulmak
14-evsizler için yardım paketi hazırlamak
15- tırnaklarınızı rengarenk boyamak
16- yıldızlara bakıp isimlerini öğrenmek- bulmaya çalışmak (skyview diye bir app var, indirin çok güzel)
17-makyaj malzelemerini organize etmek, kırıkları atmak, fırçaları yıkamak
18-yerel halk plajına gitmek ( bizim arkadaşlar bebekte yüzmüş önceki hafta)
19-bisiklete binmek
20- youtubedan yoga yapmak
21- koşmak
22-arabanız varsa yakındaki küçük köyleri ziyarete gitmek ( İstanbul'da yaşayanlar için boğaz hattı vapurları var, kendinizi Anadolu hisarına, beylerbeyine atabilirsiniz)
23-kamp yapmak
24- köpeğinizi parka çıkarmak
25- süt ve gül banyosu ( bunu parasız nasıl yapıcaz yahu?)
26-buzdolabında ne varsa onlarla piknik yapmak
27-favori yemek tariflerinizi yazıp eşe dosta mail olarak atmak
28-eş dost ziyareti yapmak
29-ölmeden önce yapılması gerekenler listesi yapmak
30-yağmurda dans etmek (nerede yapılacak bu acaba)
31- buzlukdaki yiyeceklerden yeni bir dondurma aroması yaratmak ( :/)
32- meditasyon uygulaması indirmek ( bekibisa.com da sesli meditasyonlar var)
33- arkadaşlar için karışık kaset hazırlamak (spotify listesi diyelim)
34- garage sale yapıp evdeki fazlalıkları atmak (ya da takas pazarı)
35-yürüyüşe çıkmak


5 Ekim 2015 Pazartesi

Yemin bozduran bileklik





Eylül ayı çok yoğun geçti, hem İstanbul'da hem Ordu'da düğün, tatil derken Ekim ayı gelmiş bile.
Düğün denen şey alışverişin ve harcamanın tavana vurmasıymış meğer. Eskiden bir kına gecesi , bir de düğün vardı; şimdi bekarlığa veda, manzarada fotoğraf çekimi, mekan süslemesi, masa düzeni derken  bambaşka bir boyut kazanmış evlenmek. Neyse ki bizim çift böyle şeylere pek meraklı olmadığından tüketim çılgınlığı yaşanmadan düğünü atlattık. Ben de daha önce karar verdiğim gibi arkadaşlarımdan ödünç aldığım elbiselerle katıldım düğünlere, çok da güzel oldu.

Düğünden sonra da on günlük bir gezi için İran'a gittim. İnsan hazır İran'a gitmişken kocaman  ve envai çeşit ürünlerle dolu kapalı çarşıları görünce birşeyler satın almak istiyor. Sahip olmaktan çok orada alışveriş yapmanın zevki var sanırım.  Kız kardeşim kendisine birşeyler almam için bana bir miktar para verdi, onun için alışveriş yaparken bu zevki yaşayıp alışveriş hevesimi yatıştırdım. Hediye olarak da hurma, baharat gibi şeyler aldım.

Kendine hiç mi birşey almadın derseniz, itiraf edeyim ki aldım. Birincisi Şiraz'da hava çok sıcaktı ve Persepolis'e gidecektik, sıcaktan bayılmamak için başıma örtecek ince beyaz bir başörtüsü almak zorunda kaldım. İkincisi de üzülerek söylüyorum keyfi birşey;  kardeşime alırken bir tane de kendime bileklik aldım, İran'dan bana bir hatıra kalsın istedim sanırım. Çok ucuza almam birşey değiştirmiyor ve hiç de ihtiyaç değil ama vicdan azabı da duymadım alınca. Bu 10 aydır keyfi olarak aldığım tek şey olduğu için hakkını vererek hergün takıyorum, başlıkta yemin bozduran dedim ama hiç bozmamışım gibi devam ediyorum.

Böylece 10 ayı bitirmiş oldum. Bu on ay boyunca alışveriş yapmaya devam etseydim muhtemelen İran'a ve bu süreçte gittiğim diğer seyahatlere gidememiş olacaktım, yani eşyaya değil yaşama yatırım yaptım diyebilirz.